Pygmalion Etkisi..

   Bugün muhtemelen daha önce duymadığınız bir etkiyi sizlerle tanıştırmak istiyorum.

   Araştırdığım bir çok kaynakta bu efekti öğrenci öğretmen üzerinden örneklendirerek anlatmışlar. Kısacası bir öğretmen öğrencisine “sen başarısız bir öğrencisin.” derse o öğrenci başarısız, “sen başarılı bir öğrencisin.” derse başarılı olur.

   Aslında kavram çok daha geniş ve tarihi olan bir kavram. Üzerine oyunların, müzikallerin kurgulandığı ayrıca hakkında efsaneler üretilen bir kavram.

   Mesela bir efsaneye göre kavramın çıkışı Pygmalion adındaki bir heykeltraşa dayanıyor. Bu heykeltraş kadınların kusurlarına o kadar kafa yormuş ki aklındaki kusursuz kadın figürünü yaratmak için bir kayayı oymaya başlamış. Uzun süren bu çalışmasının ardından ortaya çıkan heykele karşı bir şefkat duymaya başlamış ve neticesinde ona aşık olmuş.

   Bu hikayeden yola çıkarak kusursuz olacağını düşündüğümüz şeylerin neticesinde bize öyle görünmesinin etkisine bu heykeltraşın adı verilmiş yani “Pygmalion” yada Türkçesi ile “Kendini Gerçekleştiren Kehanet”.

   Daha sonra kavram çok daha genişleyerek bir psikolojik yaklaşıma hatta bir eğitim sistemine dönüşmüş.

   Aslında kavram karşımızdaki kişinin gelişimi üzerindeki etkinizi anlatmak için kullanılsada ben size bugün bu kavramı kendi gelişiminiz için nasıl kullanabileceğinizi anlatmak istiyorum.

   Sahip olduğumuz beyin bir bilgisayar gibi klavye bağlayarak programlanamasa dahi ağzınızdan çıkan yada kulağınızdan giren her sözü bir çeşit komut gibi algılayarak bunu eylemlerimize yansıtma yeteneğine sahip.  

   Eğer birisi size gelip ne kadar başarısız, tembel ve hayatta hiç bir şeyi başaramayacak biri olduğunuzu söylediğinde kendinizi kötü, tam tersi durumda da kendinizi gururlu hissediyorsanız neden bunu aynanın karşısına geçerek, istediğinizde ortaya mükemmel işler çıkartabilecek birisi olduğunuzu söylediğinizde aynı gurur ve özgüveni kendinize kazandıramayasınız ki?

   Attığınız yada atacağınız 100 adımın 99’unda başarılı olduğunuzda sizi öven, kalan 1 adımda hata yaptığınızda yeren insanların gürültüsünü duymazdan gelin. Siz kendinize inandığınız ve güvendiğiniz sürece beyniniz sizin kendiniz için söylediklerinizi kodlayacak ve eylemlerinizi bunun üzerine kuracaktır.

   Bunu bir görev gibi düşünün. Nasıl bir işe başlamadan önce yada bitirince müdürünüzü arayıp rapor veriyorsanız, sabah uyandığınızda o gün neleri başarabileceğinizi ve gece yatmadan önce de gününüzü ne kadar başarılı geçirdiğinizi kendinize söyleme zahmetinden lütfen kaçınmayın.

   Unutmayın hayatınız boyunca karşınıza çıkacak en sadık dost ta, en kötü düşman da yine sizsiniz..

                                                                                                     İbrahim ERTEKİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.