Bugün içinde bulunduğumuz duruma tabiri caiz ise cuk diye oturacak bir kavram ile sizlerleyim.
Koronavirüsün rakamsal açıdan güzel gittiği şu günlerde, geçtiğimiz haftalara nazaran insanların evde kalma oranlarında maalesef ki bir düşme durumu söz konusu. Havaların da güzelleşmesiyle meydanlar, sahiller tekrar dolmaya ve sosyal mesafe hiçe sayılmaya başlandı.
Bir örnekle konuya giriş yapmak istiyorum.
Bir arkadaşınızın sizden haftasonu evini taşımak için yardım istediğini varsayalım. Siz de istemeyerekte olsa kırmamak için bu teklifi kabul ettiniz. Gittiğinizde gördünüz ki taşınacak çok fazla kolinin olmasına karşın kalabalık bir ekip taşınma işine yardım ediyor. Sizce herkes aynı miktarda mı eşya taşır yoksa birileri nasılsa taşıyor diye istemsizce kabul ettiğiniz yardım çağrısını sadece birkaç parça taşıyarak mı yerine getirirsiniz?
Siz derken, üzerinize alınmayın lütfen teşbihte hata olmaz demişler. Bu bir örnek ama bu durumun bilimsel bir karşılığı var ve adı “Ringelmann Etkisi”. Türkçe karşılığı ise “Sosyal kaytarma”.
Bilimsel açıdan, bir grupta işi üslenecek kişi sayısı arttığı zaman kişilerin verimlerinin düşmesi olarak açıklanabilir.
Fransız mühendis Maximilian RINGELMANN bir çalışmasında faytonu çeken iki atın gücünün, aynı faytonu çeken tek bir atın gücünden 2 kat fazla olmadığını keşfetmesiyle araştırmasını genişletme kararı aldı. Daha sonra bir halat çekme deneyi düzenleyerek her bireyin tek başına halat çekme gücünü hesapladı. Daha sonra ikili, üçlü ve sekizli gruplar halinde bu deney tekrarlandı. İkili gruplar halinde her bir birey tek olduğu duruma göre gücünün %93’ünü, üçlü olduğu duruma göre %85’ini, sekizli olduğu durumda ise yalnızca %49’unu kullandığını keşfetti.
Bu durum bugünler de maalesef daha bir belirgin çünkü başta da belirttiğim gibi virüsle mücadelemiz maalesef sadece bir grubun başarısı ve azmi ile değil hepimizin gayreti ve sabrı ile gerçekleşecek. Özür dileyerek “ya bir ben miyim enayi evde oturacak herkes dışarıda iken” demeyelim ve sabrımızın %100’ünü kullanarak bu süreci hep birlikte atlatalım.
Not: Güney Kore salgını kontrol altında tutabilen en başarılı ülkeler arasındaydı ta ki bir kadın test sonucunu almadan hastaneden kaçarak her zaman gittiği kilise, restaurant ve benzeri yerlerdeki binlerce insana hastalığı bulaştırana kadar..
İbrahim ERTEKİN
