İlk insandan bu zamana mı gelmiştir yoksa son 3-5 yüzyıllık bir olgu mu bilinmez ama işaret kavramı insanların hayatlarını önemli ölçüde etkileyen bir faktördür. Bunlardan birkaçını sizler de biliyorsunuz kara kedi görmenin, aynanın kırılmasının ya da merdiven altından geçmenin uğursuzluk getirdiği gibi..
Merak etmeyin bunlara batıl inanç dendiğini ve birer yalandan ibaret olduğunu söylemek için bu yazıyı sizlere yazıyor değilim elbete.. 🙂
Bugün konuşacağımız konu isimlendiremediğimiz, farkına varamadığımız işaretlerle alakalı olacak. TDK ya göre işaretin birden fazla anlamı olmasına karşın biz, “Belirti, gösterge, alamet.” anlamını kullanarak devam edelim..
Hayatımın dönüm noktası tabirini birçok başarılı insandan mutlaka duymuşsunuzdur. Tanıştığı bir kişi, okuduğu bir söz ya da gördüğü bir şey hayatlarını bir yerden alıp başka yere götürmüştür. İstisnasız hepinizin bunu istediğini tahmin ediyorum. Bir şey olsa da şöyle para kazansam, şununla tanışsam da fikirlerimi anlatıp hayatımı değiştirsem gibi başkalarına bağlı hayatlar yaşayan insanların sayısı hiçte az değil. Sizin hayatınızın sizden başka kurtarıcısı olmadığını unutmayın.
Yazımı okuduğunuz için teşekkürler..
Şaka şaka bitmedi daha. Sizin mükemmel birer kişilik olduğunuzu ve istediğiniz taktirde harikalar yaratabileceğinizi her yazımda zaten dile getiriyorum. Asıl konumuz onu ortaya çıkartacak olan an dediğimiz saliselik olay.
Hayatınızı değiştirecek bir şeye sahip olduğunuzu düşünün, bu çok iyi gitar çalmaktan tutun da milyon liralık bir fikir de olabilir. Bunu insanlara sunmak için bir kıvılcım beklediğinizi biliyorum. Çaldığınız gitarı duyan bir müzisyenin yada fikrinizi beyninizden bir yatırımcının söküp alarak sizin hayatınızı değiştirmesini beklediğinizi de biliyorum. Peki siz bunun hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğini biliyor musunuz?
Yeteneklerin keşfedileceği zamanlar geride kaldı. O beklediğiniz işaret sahip olduğunuzun başkasının da sahip olduğunu farkettiğinizde beyninizde çalacak pişmanlığın işareti olacak.
Gelin size bir hikaye anlatayım. Bir adam denizde yüzerken ayağına kramp giriyor ve çevresinde yardım isteyeceği kimsenin olmadığını fark edince panikleyerek suda batıp çıkmaya başlıyor. Bunu uzaktan gören bir tekne hemen adama yaklaşarak elini uzatıyor ama adam, “Yardıma gerek yok Tanrı beni kurtaracak.” diyerek yardımı geri çeviriyor. Daha sonra başka bir tekne yardıma geliyor ve adam yine “Yardıma ihtiyacım yok Tanrı beni kurtaracak.” diyerek gelen ikinci tekneyi de gönderiyor. Daha sonra tırnak içinde “sürpriz” bir şekilde adam ölüyor. Tanrı’nın huzuruna çıkıyor ve isyan etmeye başlıyor, “Tanrım ben çırpınırken beni neden kurtarmadın?”. Tanrı’da adama şöyle cevap veriyor, “Seni kurtarmak için iki kere tekne gönderdim ya!”.
Özetle, hayat bir işaret bekleyecek kadar uzun değil. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız birilerinin sizi bulmasını beklemeden siz onları bulun çünkü kimse size siz çırpınmadığınız sürece yardım eli uzatmayacak..
İbrahim ERTEKİN
