Papağan Teoremi..

   #EVDEKAL

   Bugün adını bir kitaptan ödün”çaldığım” bir teoremden bahsetmek istiyorum. Evde kaldığım süreç boyunca okumak için internet üzerinden kitap bakarken denk geldiğim adını duyunca ilgimi çeken bu kitap “Papağan Teoremi”. Denis Guedj tarafından yazılmış, polisiye ve matematiği bir araya getiren bu kitabı ilgilisi iseniz önerebilirim.

   Gelelim konumuza..

   Açıkcası adını ilk okuduğumda acaba ne olabilir diye içeriğine bakmadan kendim bir takım fikirler yürüttüm. Ne yazık ki içeriğini okuduğumda kitabın konusu ile benim size bugün anlatmak istediğim durum arasında hiç bir benzerlik olmadığını gördüm. Sonra düşüncelerim hoşuma gitti ve neden bunu yazı olarak sizlerle paylaşmayayım ki diye düşündüm ve buradayım.

   Papağanları bilirsiniz çekirdek çitleyen, konuşkan ve renkleriyle bizleri büyüleyen bir tür kuş. Papağanları diğer bilinen birçok kuştan ayıran bir özellikleri var. Nedir bu?

   Onlar duyduklarını kusursuz bir şekilde taklit etme yeteneğine sahipler ve genelde sıkılana kadar tekrar tekrar bunları söylemeye devam ederler.

   Aslında düşünürseniz çevrenizde hayatını rutine bağlamış, kendini geliştirmek ve kendi fikirlerini dillendirmek yerine katıksız bir şekilde duyduğuna inanan ve dillendiren birçok kişi bulabilirsiniz.

   Üzücü olan taraf bunu yapmalarından ziyade, bunu hayatlarının gidişatı haline getirmiş olmaları ve bundan hiç şikayetçi olmamaları.

   Aranızda bilenler olacaktır. Youtube platformunda gururumuz Barış ÖZCAN’ın bir “zinciri kırma” adında bir önerisi var. Kendinize bir hedef belirleyerek bunu takvime göre düzenli olarak sürdürdüğünüz bir aktivite.

   Açıkcası geçtiğimiz 3-4 sene içinde bunu denemeye çalıştım ama genelde başarısız oldum. Sebebi ise kesinlikle kendini tekrar eden şeylere karşı olan karşıtlığımdan kaynaklansa gerek zira eğitim hayatım boyunca asla bir programa sadık kalarak ders çalışamadım.

   Ben size diyorum ki ZİNCİRİ KIRIN..

   Bir halkaya bağlı kalarak kendinizi ve başkasını tekrar etmeyin. Enteresan gelebilir ama her gün kitap okumayın, her gün spor yapmayın. İnanın vücudu zinde tutmanın en etkili yollarından biri yeniliklere onu açık tutmaktır. Böylece o kendini hep yeniler, yeni şeylere her an hazır olur.

   Kendi fikirlerinizi üretin, sorgulayın, tekrarcı olmayın, tekrar etmeyin. Hayat aynı şeyleri tekrar etmek için çok kısa. Yapabiliyorken neden her zaman yeni fikirler üretmek, yeni şeyler öğrenmek yerine birer kopya haline gelen şeyleri yapasınız ki. Aksi halde sadece gördüğünüzle yorum yapar, her gün aynısını yaptığınız şeyle övünmenin ötesine geçemezsiniz.

   Meşhur bir deyiş vardır. “Bir şeyde başarılı olmak istiyorsanız o konu hakkında 10.000 saat çalışmak zorunasınız” diye. Tabi ki size aksini idda etmiyorum. Bir konuda uzman olmak durumunasınız ki hayatınızı kazanabilesiniz. Değindiğim nokta bunları dışındaki aktivite ve fikirleriniz ile ilgili. Sadece uzman olduğunuz yada olmak istediğiniz konuda çalışmalar yapmak sizi sadece daha da uzman yapar yenilikçi değil.

   Siz eşsizsiniz, hayatınızı da eşsiz hale getirmek istiyorsanız papağan değil yenilikçi olun.

                                                                                                            İbrahim ERTEKİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.