Bugün sizlere herkesin içinde bir cevher bulunduğundan ve bunu nasıl ortaya çıkaracağınızdan bahsedeceğim.
Evet sizinde içinizde bir cevher var ve iddaa ediyorum ki o cevheri yıllar önce kaybettiniz.
Ne zaman kaybettiniz sizce?
Sayıların rakamlardan oluşmuş birer dizi yerine sahip olduğunuz şeyleri numaralandırmak için kullanmaya başladığınızda, sabahları çizgi film izlemek yerine işe gitmek için erken uyandığınızda, arkadaşlarınızı içten değil çıkarlarınız için seçmeye başladığınızda kısacası hayatı bir oyun yerine ciddiye almaya başladığınızda kaybettiniz.
Yani yetişkinliğe adım attığınızda.
Diyeceksiniz ki saydıklarını yapmaya devam etsek nasıl hayatımızı devam ettireceğiz, nasıl karnımızı doyuracağız, sabahları çizgi film izlersek işe okula kim gidecek?
Haklısınız hayat bizleri maalesef yetişkin olmaya zorluyor ancak önemli olan yapmak zorunda olduklarınızı bitirdiğinizde ne yaptığınız yada yapmak zorunda olduklarınızı ne şekilde yaptığınızdır.
Ben sizlere bu yazımda içinizdeki çocuğu keşfettirmeye çalışacağım.
Çocukken hayat ne güzeldir değil mi ? Sorunlarımız, sıkıntılarımız yalnızca oyunlarla ilgilidir. Çünkü çocukken yaşantımız oyunlardan ibarettir aslında. Bu yüzden bir kumandayı uzay gemisi gibi kullanırız. Ancak yetişkin olduğumuzda o kumanda televizyonu kontrol etmekten başka bir işe yaramaz hatta bulamazsak sinirlenir, bağırır çağırırız. Hayatta böyledir. Yetişkinliğinizde insanları hayatınıza bir şekilde dahil etmeyi bırakıp onları kullanmaya başlarsınız ve istediğiniz gibi hareket etmezlerse onları hayatınızdan çıkartırsınız. Bu yüzden sahip olduğunuz her şey değerini yitirmiştir.
Yetişkinler öyle nankör canlılardır ki sahip olduklarını görmez ve kendini mutsuz etmek için milyon tane bahane üretir. Ancak bilmediği şey şudur ki aslında mutlu olmak için her şeye sahiptir ama onları görmezden gelmede o kadar yeteneklidir ki sanki yarın son nefesini verecek ve dünyadaki hiç bir şey bunu düzeltemeyecek gibi davranır.
Çocuklar en çok anne ve babaları onlarlar ilgilenmiyor, onlarla oynamıyor diye üzülür. Ne mutlu bana ki ben böyle bir üzüntüyle büyümedim. Dikkat edin çocuklarınızın en mutlu olduğu an ona oyuncak aldığınız an değildir onunla oyun oynadığınız andır. Sizlerde kendinizi mutlu etmek için kendinize bir şeyler almayı bırakın ve kendinizle ilgilenin. Sahip olduğunuz ve sizi en mutlu edecek şey içinizde gizli.
Bırakın sayıların azlığını çokluğunu, bırakın yanınızda olan olmayan insanları, bırakın sahip olduğunuz sorunları onlar içinizdeki çocuk için hiç bir anlam ifade etmiyor. Siz onları önemsedikçe içinizdeki çocuğu asla keşfedemeyeceksiniz.
O alamadığınız çantalar, arabalar, kazaklar sizi ulaşmaya çalıştığınız mutluluğa asla götüremeyecek. Sizi mutlu edecek şeyler 5 dk izleyeceğiniz bir gün batımı kadar basittir ve ulaşamayacağınız kadar zor şeyler değildir. Siz onlara sahip olmaya çalışarak kendinizi mutsuz ediyorsunuz.
Mutluluk sandığınız gibi sahip olamadıklarınızda değil aksine sahip olduğunuz ama görmezden geldiğiniz şeylerdedir.
Hadi anlaşalım. Bu yazıyı okudunuz bitti gitti demeden bir şey yapalım. Yanınıza hiç bir sorununuzu, paranızı ve çevrenizdeki sahte insanları almadan sadece sevdiğiniz insanlarla bir gün batımı izleyin. Emin olun o an mutluluğun parada, çevrenizdeki insanların sayısında, alamadığınız kazakta, çantada yada çevrenizdekilerin size davranış şekillerinde olmadığını aslında içinizde ve sizden kaçtığını anlayacaksınız.
İbrahim ERTEKİN

Merhaba İbrahim,
Bu yazın çok güzel olmuş eline sağlık.
Okumak büyük bir zevk verdi. Fikrini paylaşıyorum, insan içindeki çocuğu hiçbir zaman unutmamalıdır.
Güzel yorumların için çok teşekkür ederim. Maalesef içimizdeki çocuğu unuttuğumuz gün saf mutluluğunda ne demek unutuyoruz.
Sözkonusu kitabı sayende keşfetmiş bir orta yaşlı olarak (ruhen 18 olsak da fiziken 45 olduk) bu muhteşem yaziyı okuyunca içimden 10 kitap ve kargosunu da ben karşılayayim öğrenci bütçesine katkim yaninda milletime de hizmetim olur İ.Ertekin sayesinde diye düşündüm. Şimdilerde gencler DM’den mesaj at diyorlar ya sen de öyle yap emi, kalemi ve kelamı büyük çocuk ☺
İlginiz, desteğiniz ve güzel yorumunuz çok çok teşekkür ederim. Umarım kitap içinizdeki cevheri bulmanızda yardımcı olmuştur 🙂